|
Temizliğin Başlangıç Noktasına Hoş Geldiniz!
|
|
|
Sağlıklı olmak, insan mutluluğunun öncelik taşıyan bir öğesidir. Sağlık genellikle
kendiliğinden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa sağlıklı olma uğrunda çaba
gösterilmesi gerekir. Hatta bugünkü bilgilerimiz bize bu uğraşın daha doğum öncesi
dönemde başlaması gerektiğini göstermektedir. Doğal olarak bu aşamada yapılması
gerekenler, anne ve babalara düşmektedir. Olaya nesillerin sağlığı olarak bakıldığında,
sağlığın ve sağlıksızlığın nesiller boyunca aktarılabileceği görülür. Anne ve babalar
genetik özelliklerinin yanı sıra kendi sağlıklarına gösterdikleri özenle bebeklerine
sağlık aktarabileceklerini bilmelidirler.
Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük yaşamımızda
uygulamamız gereken küçük ve kolay çabalardan oluşur. Nerede olursa olsun günlük
yaşamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek uygulanması, sağlığın korunmasını
ve diğer bireylerle paylaştığımız yaşamı kolaylaştırır. Bu kurallardan en önemli
bazıları temizlik, sağlıklı beslenme, bedensel ve zihinsel çalışma, düzenli yaşam,
sigara, alkol, uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma,
sorunlarla başa çıkmada doğru ve uygun yöntemler kullanmadır.
Çoğunlukla günlük çabalarda hedefin mutluluk olduğu varsayılır. Oysa altta yatan
asıl neden güvenlik duygusudur. Çünkü hayatta kalmayı sağlayan en ilkel dürtü korkudur
ve güvenlik duygusu korkunun yatıştırılmasıyla ortaya çıkar. Kendimizi güvende hissedebilmemizin
ilk koşulu ise bilmektir. Ancak bildiğimiz şeyi, bildiğimiz kadarı ile kontrol edebiliriz.
İkinci basamaksa bilginin eyleme dökülmesidir. Bilgimizi davranışımıza yansıtamıyorsak
bu bilgi bizim için huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye geçemez. Bir sonraki aşama
ise paylaşarak çoğaltma, yandaş oluşturmadır. Bunun için bilgimize dayanan doğru
bulduğumuz davranışı kurallaştırmaya çalışırız. Toplum içindeki pek çok kural bu
yolla oluşmuştur. Zaman içinde altta yatan bilgi evrimleştikçe kurallar da değişecektir.
Bugün sağlıklı yaşam için bilinmesi gereken başlıca kurallar şunlardır:
HİJYEN NEDİR, NE ÖNEMİ VARDIR?
Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan
temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanır.
Her insan kendi temizliğinden sorumludur. Çocuk yaşlarda anne, baba veya öğretmenler
tarafından çoğu zaman bizzat yapılarak öğretilen temizlik uygulamalarının, çocukluktan
sonra bireyin kendisi tarafından yapılması gerekmektedir. Örneğin; tuvaletten sonra
ve yiyeceklere dokunmadan önce ellerin yıkanması bir alışkanlık olmalıdır. Her gün
yapılan işler arasında banyo yapma bir başka temizlik uygulamasıdır.
Temizliğin sadece görünür kirlenme olduğunda yapılması yeterli değildir. Örneğin;
uykudan uyanınca yüzün yıkanması, çamaşırların değiştirilmesi, gündelik temizlik
uygulamalarıdır.
Su ve sabun olmadan temizlikten bahsetmek olası değildir. Gelişmiş toplumlarda kişisel
temizlikte en fazla kullanılan malzemelerin başında su ve sabun gelmektedir. Bunun
yanı sıra banyo süngerleri, lifleri, diş fırçaları, el ve ayak temizliği ile vücut
temizliğinde kullanılan fırçalar, tırnak makası ilk akla gelen temizlik araçlarıdır.
Bunların tümü başkalarıyla paylaşılmaması gereken, kişisel temizlik araçlarıdır.
Başta kişinin kendi sağlığı olmak üzere, başkalarının da sağlığını korumanın en
önemli aracı temizliktir. Sadece beden temizliği değil, kullanılan her şeyi ve her
ortamı temiz tutmak da temiz olmanın gereğidir.
CİLT TEMİZLİĞİ
Vücuda ait kişisel temizlik ile pek çok hastalığın önüne geçilmektedir. Birkaç örnek
vermek gerekirse; ishalli hastalıklar, soğuk algınlıkları, cildin mikrobik hastalıkları,
cildin mantar, uyuz ve bitlenme gibi parazitlerle oluşan hastalıkları ve bazı alerjik
hastalıklar sayılabilir. Uygun vücut temizliği bir çok deri sorununu ve hastalığını
önleyici ve ortadan kaldırıcı bir önlemdir.
Kişisel temizlik alışkanlıklarının önlediği diğer bir sorun vücut kokusudur. Vücut
kokusu vücut yüzeyinde bulunan mikropların (bakterilerin) vücut terini parçalamasına
bağlı olarak meydana gelmektedir. Koku meydana getiren vücut bölgeleri öncelikle
ayaklar, kıl köklerinin yoğun olduğu kasık ve koltuk altlarıdır. Her gün banyo yapılamadığı
durumlarda koltuk altı önce sabunlu bir bezle, sonra su ile iyice silinmeli ve temizlenmelidir.
Deri üzerine daha sonra bir deodorant veya ter önleyici uygulanabilir. Deodorantlar
kokuyu sadece maskelerler. Bu nedenle temizlik aracı olarak değil, geçici bir uygulama
olarak değerlendirilmelidirler. Giysilere sinen ter kokusu, beden temizliği yapılsa
bile, aynı giysinin temizlenmeden tekrar kullanılması halinde kalıcı olur. Özellikle
sık yıkanmayan kalın kazaklar kullanılırken bu nedenle özen gösterilmelidir. Vücudun
terleme oranının artması kokunun da artması anlamına gelecektir. Ancak insan bir
süre sonra kendi kokusuna duyarsızlaşır. Yoğun bedensel çalışma vücuttan çıkan ter
miktarının artmasına neden olmaktadır. Bedensel etkinliği fazla olmadığı halde,
bazı bireylerin ter bezi salgısı fazla olabilir. Bu durum ergenlik ve menapoz durumlarında
özellikle ortaya çıkabilir.
|
|
|
copyright© MFA Bilgisayar
|
İş bu Sitenin tüm hakları saklıdır. Site içeriği
Kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka sitelere, yazışma gruplarına, ticari
yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ortamında ya da başka biçimde kullanılamaz,
basılıp çoğaltılamaz.
|